Gecikme cezası, yüklenici işi sözleşmedeki bitiş tarihinde teslim etmediğinde, geçen her gün için sözleşmede önceden yazılmış tutar üzerinden uygulanan cezadır. Çoğunlukla hakedişten ya da teminattan kesilir; zararın ispatı gerekmez.
Hukuken gecikme cezası bir ceza koşuludur (cezai şart) ve Türk Borçlar Kanununun 179 ile 182. maddeleri arasında düzenlenir. Tutar sözleşmeye günlük sabit bir rakam ya da sözleşme bedelinin günlük belirli bir oranı olarak yazılır. Ceza ancak gecikme yükleniciden kaynaklanıyorsa işler; iş sahibinin geç teslim ettiği proje, geciken ödemeler veya mücbir sebepler süre uzatımı konusudur.
Kamu yapım sözleşmelerinde gecikme cezasının sözleşmede yer alması zorunludur (4735 sayılı Kanun md. 7). Yapım İşleri Genel Şartnamesine göre (md. 29), iş süre uzatımlarıyla birlikte belirlenen tarihte geçici kabule hazır değilse her gecikme günü için sözleşmedeki günlük ceza uygulanır; bu dönemde çalışmaya elverişsiz hava ve resmî tatil günleri de cezadan muaf tutulmaz.
Kat karşılığı sözleşmelerde gecikme cezası çoğunlukla arsa sahibinin kira kaybı esas alınarak daire başına aylık tutar olarak belirlenir. Tacir olan yüklenici, ticari işletmesiyle ilgili sözleşmedeki cezanın fahiş olduğunu ileri sürerek indirilmesini isteyemez (Türk Ticaret Kanunu md. 22). Sözleşmeye yazılacaklar için taşeron sözleşmesi maddeleri kılavuzuna bakabilirsiniz.
Kaynaklar
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu md. 179–182 ceza koşulu
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu md. 22 tacirin ceza koşulunda indirim isteyememesi
- Yapım İşleri Genel Şartnamesi (Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliği eki) md. 29 işin süresi ve gecikme cezası
Sık sorulan sorular
Hayır. Ceza, zarar ispatı gerekmeden sözleşmedeki tutar üzerinden istenir; tazminat gerçek zararın ispatına dayanır. Gerçek zarar cezayı aşıyorsa, kural olarak borçlu kusursuz olduğunu ispat edemedikçe aşan kısım da istenebilir.
Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır; kendi durumunuz için güncel mevzuatı ve sözleşmenizi esas alın, gerekirse uzmana danışın.